Beşiktaş'ın Düşüşü: Sadece Bir Kupa Kaldı

Beşiktaş, Karagümrük karşısında hayal kırıklığı yaratan bir performans sergileyerek sahadan bir puanla ayrıldı.

Beşiktaş'ın Düşüşü: Sadece Bir Kupa Kaldı 28 Nisan 2026 08:44 17 Okunma

TURGAY DEMİR-ELDE BİR TEK KUPA KALDI

Bir takımı gerçekten sevebilmek için bazen ondan uzaklaşmak gerektiği sıkça söylenir. Beşiktaş'ı izlerken bu düşünce akla geliyor. Zira bir Beşiktaşlı için sahadaki bu görüntüye katlanmak, futbol sevgisiyle açıklanamaz. Özellikle Gomez, Talisca, Aboubakar, Babel ve Quaresma dönemlerini yaşamış olanlar için bugün sahada görülen, futbol değil; hatıralarla kıyaslandığında büyük bir hayal kırıklığıdır.

Karagümrük'ün ligden düşmesi, genelde büyük takımlar için "nefes alma" fırsatı sunar. Ancak sahaya baktığınızda rakip, planını açıkça ortaya koymuş: İki blok halinde dizilip, oyunu bozmak ve zaman kazanmak. Beşiktaş'ın buna karşı ne hazırladığı ise belirsiz. Cherny, kapanan savunmaları açabilen bir oyuncu olarak kulübede kalırken, kontratak oyuncusu Bilal sahada. Bu tercih, bir oyun planı sorgulamasını beraberinde getiriyor. Orkun, sola bakıyor; hareket yok. Sağa döndüğünde organizasyon yok. Topu alan geri oynuyor, ileriye giden top ya kayboluyor ya da eziliyor. Koreli Oh ise kalabalık içinde kaybolmuş bir yalnızlık hikayesi yaşıyor. Eğer bir oyuncuyu bu kadar yalnız bırakıyorsanız, sorun oyuncuda değil, sistemdedir.

Evet, şampiyonluk çoktan kaybedildi. Avrupa hedefi ise sezon başından beri gerçekçi değildi. Şu anda elimizde yalnızca bir kupa kaldı. Ancak mesele sadece hedefler değil. Bu taraftar, aylarca sabretti. Karşılığında en azından mücadele, istek ve biraz umut görmek istemek çok mu? Görünen o ki, ne kenar yönetiminin ne de sahadaki oyuncuların böyle bir derdi var. Ah Sergen ah… Bir inat uğruna hem takımı aşağı çektin hem de kendini tartışılır hale getirdin. Yazık ettin… Çok yazık ettin... Sen olduğun müddetçe Beşiktaş'ı uzaktan sevmek, aşkların en güzeli galiba.

SİNAN VARDAR-TATSIZ TUZSUZ

Ligin sonlarına yaklaştığımız bu dönemde, özellikle büyük takımların kalan maçlara motive olmaları oldukça zorlaşıyor. Beşiktaş'ta da ilk yarı itibarıyla durum böyleydi. Tribünler, hem pazartesi günü olması hem de takımın konumu nedeniyle dolu değildi. İlk yarıda sergilenen oyun, Beşiktaş'ı izleyenleri heyecanlandırmaktan uzaktı.

İlk yarıda pas hataları oldukça fazlaydı. Olaitan, Beşiktaş adına ilk yarıda dikkat çeken isimlerden biri oldu. Emirhan Topçu, çok erken sarı kart gördü ve bu durum, defans oyuncusu için ilerleyen dakikalarda sorun yaratabilir. El Bilal Touré ise dağınık bir performans sergiledi. İlk yarının sonlarına doğru Karagümrük, uzaktan iyi bir şut çekti ancak Devis Vasquez bu pozisyonu başarıyla kurtardı ve ilk yarı 0-0 sona erdi.

Karagümrük, ikinci yarıya etkili başladı ve iki pozisyon buldu. Ardından Beşiktaş bir gol pozisyonu yakaladı ama bunlardan faydalanamadı. Karagümrük tamamen geri yaslanmışken, El Bilal Touré'nin kötü performansına Sergen Yalçın'ın tahammül etmesi şaşırtıcı. Önceki yazılarımda da belirtmiştim; Jota iyi bir formdayken neden oyuna alınmıyor, anlamış değilim.

Beşiktaş, oyunu tamamen Karagümrük'ün yarı sahasına yıktı ama etkili pozisyonlar üretemedi. Top, bir sağdan bir sola, bir soldan bir sağa çevrildi. Takımın hücum organizasyonları oldukça zayıf. Bugün izlediğimiz Beşiktaş, bu açıdan yetersizdi. Sergen Yalçın, bu konuda herhangi bir dokunuş yapamadı. Lige veda etmeye hazırlanan Karagümrük karşısında Beşiktaş, sahadan bir puanla ayrıldı. Ortaya konan oyun, Beşiktaş'a yakışmadı.

Muhabir: Altay Coşkun