Hakan Safi'den Fenerbahçe ve A Milli Takım Açıklamaları
Hakan Safi, Fenerbahçe ve A Milli Takım hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.
171 Okunma
Eski Fenerbahçeli yönetici Hakan Safi, gündemdeki konularla ilgili açıklamalarda bulundu.
Safi, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran'ın katılımıyla Çırağan Sarayı'nda düzenlenen İstanbul Fenerbahçeliler Derneği'nin üçüncü kuruluş yıl dönümü etkinliği sonrasında basın mensuplarına görüşlerini aktardı.
2026 FIFA Dünya Kupası'na katılmayı başaran A Milli Futbol Takımı'nın başarısını değerlendiren Safi, "Dün Kosova'daydık. Milli Takım'ımızın 24 yıl sonraki final karşılaşmasına tanıklık ettik. Tarihe de tanıklık ettik. Dünden beri bunun keyfini yaşıyoruz. Zor bir süreçti ama güzel bir sonuç elde ettik. Tarih her zaman kazananları hatırlar, oyunun iyi ya da kötü olanını hatırlamaz. 2002'den sonra 2026'ya katılmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu başarıda katkısı olan Sayın Bakanımıza (Osman Aşkın Bak), federasyon başkanımıza ve teknik direktörümüze teşekkür ederiz. Montella hoca maçtan sonra elinde Türk bayrağıyla sahada dolaşıyordu. Bu durum beni oldukça gururlandırdı. Eski hocamız Daum'dan sonra böyle bir hareket görmek beni mutlu etti." şeklinde konuştu.
Ay-yıldızlı futbolculara teşekkür eden Safi, milli takım oyuncularına sağladığı maddi ve manevi destek nedeniyle eleştirildiğine değinerek, "Artık Fenerbahçe'de spor yöneticiliği yapmıyorum. Ben sıradan bir vatandaşım. Hem Fenerbahçeme hem Türk futboluna destek olmaya devam ediyorum. Spor insanıyım ve spora destek vermek için çaba gösteriyorum. Kendi isteğimle milli takımımıza destek olmak için İbrahim başkanımızdan yardım istedim. Kendisi sağ olsun kabul etti. Takımın Dünya Kupası'na katılması için bir katkıda bulunmaya çalıştım. Tüm Türk kamuoyunun bu konuda birlik olduğunu görüyorum." ifadelerini kullandı.
Millilere herkesin destek vermesi gerektiğini vurgulayan Safi, "Oyuncularımızın elbette paraya ihtiyacı yok ama önemli olan, herkesin bu süreçte katkıda bulunması. Ben bunu sağlamaya çalıştım ama bazı eleştiriler duyuyorum. 'Ne işi var orada, neden para açıklıyor, neden soyunma odasına giriyor' gibi yorumlar yapılıyor. Sizler ne hissediyorsanız, ben de aynı duyguları paylaşıyorum. Oyuncular sahaya çıkmadan önce onlara dokunmaya çalıştım. Bu spontane gelişti, Sayın Bakanımızla birlikte hiçbir takımı ayırt etmeden." şeklinde ekledi.
Safi, Fenerbahçeli olarak eleştiriler hakkında şunları belirtti:
"Beni eleştirenlerin Galatasaraylı olduğunu biliyorum. Korkunun ecele faydası yok. Biz bir şeyler yapmaya başlayınca, federasyona ve Ankara'ya gidince, bazı ekipler rahatsız oluyor. Bu durumu Fenerbahçelilerin yapmadığını biliyorum. Bunu yapanlar Galatasaraylılar. Korkunun ecele faydası yok. İnşallah bu süreçte devam edeceğiz. Ben, Türk sporunun bir evladı olarak içimden geldiği gibi hareket ediyorum. Ne yaptığımı biliyorum, helali hoş olsun. Yapmaya devam edeceğim ve hepsinin ezberlerini bozacağım. Bundan faydalanacak olan da Fenerbahçe Kulübü olacaktır."
İstanbul Fenerbahçeliler Derneği Başkanı Alaattin Yavuz Güneş'e daveti için teşekkür eden Safi, sözlerini şu şekilde tamamladı:
"Bugün İstanbul Fenerbahçeliler Derneği'nin davetlisi olarak buradayız. Alaattin başkanımız Erzincanspor'un da başkanı. Bizi davet etti, bu davete icabet ettik. Bugünkü gündem seçim değil. Sadettin başkan bizim seçilmiş başkanımızdır. Kendisine geçmiş olsun dileğinde bulundum. 'Başkan, işine gücüne bak, takımın şampiyonluğuna odaklan, hala umutlarımız var. Fenerbahçe her zaman umutların takımıdır' dedim.
Seçimi konuşmak doğru değil. 18'inde toplantıya katılacağım ve orada bazı mesajların verileceğini düşünüyorum. Bugün gündemimiz seçim olmamalı. Fenerbahçe'de seçim her sene olmamalı. Seçilmiş yönetim görevini zamanında tamamlamalı. Fenerbahçe sahada odaklanmalı. Seçilen başkanın kendine ait özel durumu var ve en doğru kararı kendisi verecektir. Önemli maçlar önümüzde var. Beşiktaş maçı geliyor. Biz de tribünde destek vermeye devam edeceğiz. Toplantıya kadar bu konuları gündeme getirmeyelim, takımı desteklemeye devam edelim. Seçim kararını konuşmak başkanımıza kalmış bir konu."
Muhabir: Altay Coşkun


