Dünya Kupası Hedefiyle A Milli Takım'dan Yunus Akgün Açıklamaları
A Milli Takım futbolcusu Yunus Akgün, Dünya Kupası hayalini ve takım ruhunu anlattı.
95 Okunma
Dünya Kupası'na katılmak için 24 yıl aradan sonra mücadele veren A Milli Takım, Türk halkıyla bağlarını güçlendirmeyi hedefleyen bir proje başlattı. Bu projede, ay-yıldızlı oyuncuların Dünya Kupası hedefleri, milli takım ile ilgili görüşleri, yaşadıkları şehirlerdeki yaşamları ve kulüp takımlarındaki durumları detaylı bir şekilde ele alınıyor.
"DÜNYA KUPASI'NA KATILMAYI ÇOK İSTİYORUZ"
Milli takımın play-off'taki rakiplerini yenerek Dünya Kupası'na katılacağına inanan Yunus, "Tüm oyuncular Dünya Kupası hayalini kuruyoruz. Bunu başarabilecek güce sahibiz, bu noktada bilinçliyiz. Hiçbir maç kolay değil ama bunun üstesinden gelebileceğimizi düşünüyorum. Play-off maçlarına en iyi şekilde hazırlanacağız ve kazanacağımıza inanıyorum. Dünya Kupası'na katılmayı çok istiyoruz." dedi.
Yunus, İstanbul'da Romanya'yı yendikten sonra Slovakya-Kosova eşleşmesinin galibi ile oynanacak maçla ilgili, "Deplasman maçı dezavantaj oluşturmaz. Halkımız her yerde bizi destekliyor ve oraya geleceklerine inanıyorum. Kazanabileceğimize kesinlikle inanıyoruz. Bu duyguyu yıllar sonra tekrar ülkemize yaşatmak istiyoruz. Dünya Kupası'nda yer almak kariyerimde en çok istediğim şeylerden biri. Orada o anı yaşamak… İnşallah bunu başarabiliriz. Küçüklüğümden beri bu zirvenin hayalini kuruyorum. Orada olmayı çok istiyorum." şeklinde konuştu.
"MİLLİ TAKIM KADROSU OLARAK KAZANAMAYACAĞIMIZ MAÇ YOK"
Yunus Akgün, "Eğer milli takım Dünya Kupası'na katılırsa, grupta Avustralya, Paraguay ve ABD ile mücadele edecek. Grubu nasıl değerlendirirsin?" sorusuna "Dünya Kupası'nda hiçbir maç kolay değil. Hepsi kazanabileceğimiz maçlar. Çok güçlü ve kaliteli bir ekibiz. Bizden beklentiler yüksek, bunun bilincindeyiz. Milli takım kadrosu olarak kazanamayacağımız maç yok. Mücadelemizi verdiğimiz sürece her maçı kazanabiliriz ama bu kolay olmayacak." yanıtını verdi.
Yunus, EURO 2024 sürecinde yaşadıklarını şu sözlerle aktardı: "40 güne yakın birlikteydik, çok güzel günler geçirdik ve önemli başarılar elde ettik. Daha ileriye gidebilirdik, buna takımca inanıyorduk ama istemediğimiz sonuçla elendik. Mükemmel bir aile ortamımız vardı. Saha içinde ve dışında çok güzel vakit geçiriyorduk. Bu da sahaya yansıyordu. Herkes birbirine destek oluyordu ama o maçta (Hollanda) elendiğimiz için çok üzüldük. Gerçekten çok iyi oynuyorduk. Belki bir önceki maçta elenseydik, bu kadar üzülmezdik. Final oynayacağımızı düşünüyorduk. Ama yine de gururluyuz, ülkemizi iyi temsil ettik. Genç bir takımız ve daha büyük başarılar elde edeceğimize inanıyorum. Hollanda yenilgisi, hayatımın en büyük hayal kırıklığıydı."
"AMAN ALLAH'IM BÖYLE BİR ŞEY YOK"
Başarıda en önemli faktörün milli takımdaki aile ortamı olduğunu vurgulayan Yunus Akgün, "Herkes birlikte olmaktan keyif alıyordu. 40 gün boyunca kimse 'sıkıldım' demedi. Mükemmel günlerdi ve bu günleri asla unutmayacağız. Kampta çok eğlenceli anlar yaşadık, herkes şarkı söyledi. Seslerimiz pek iyi değildi ama çok güzel günlerdi. Hocalarımız da bizimle şarkı söylemişti. O anı unutamam." dedi.
Yunus, "Milli takımda en iyi ses kimdeydi?" sorusuna ise "Merih kesinlikle değil. Güzel sesli birini söyleyemem." yanıtını verdi.
Milli futbolcu, kamplarda eğlenceli zamanlar geçirdiklerini dile getirerek şunları söyledi: "Portekiz maçında kötü bir performans sergilemiştik. Bize editler yapılıyor, bunları görüyoruz. Moralimiz bozulmuştu ama bu durum bize büyük bir ders oldu. Bazen bir tokat yediğinde kendine geliyorsun. Hatalarımızı analiz edip ders çıkarıp yolumuza devam ettik. Portekiz maçıyla ilgili yapılan editleri görünce gülüyorduk, gerçekten kötü bir performans vermiştik."
"ÇOK BÜYÜK İŞLERE İMZA ATACAĞIMIZA İNANIYORUM"
Yunus Akgün, "Dünya Kupası'na katılamazsak bu jenerasyona yazık olur" yorumları için "Kesinlikle. Genç bir ekibiz ama büyük takımlarda oynayan oyuncularımız var. Genç olmalarına rağmen tecrübeli isimler. Kesinlikle yazık olur ama ben bu tarafı düşünmüyorum. Allah'ın izniyle gideceğimize inanıyorum. Harika bir kadroyuz ve bunu başarabileceğimize inanıyorum. Böyle bir durumda büyük hayal kırıklığına uğrarım çünkü bu milli takım çok iyi şeylere layık. Avrupa Şampiyonası'nda bunu gösterdik. Dünya Kupası'na gidersek büyük işlere imza atacağımıza inanıyorum." şeklinde ifade etti.
Vincenzo Montella'nın milli takımın başına geçmesinin ardından güzel bir ortam oluştuğunu belirten Yunus, "Önceden de iyi bir ortam vardı ama Montella Hoca, oyuncular arasında daha fazla bağ kurmamızı sağladı. Her oyuncuyla güzel iletişim kurarak özgüven aşıladı. Güzel aktiviteler yapmaya başladık. Herkes bu ortamdan memnun ve kampa gelmek için can atıyor. Bu da başarıya götürüyor, sahadaki mücadelenin artmasına neden oluyor. Ortamımızdan dolayı bu başarıyı elde ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Milli futbolcu, "Dünya kupalarında unutamadığın maçlar hangileri?" sorusuna şu şekilde yanıt verdi: "Son katıldığımız Dünya Kupası 2002'deydim, pek hatırlamıyorum. EURO 2008'de unutamadığım bir maç var. Çekya ile oynadığımız maçı her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor. Spikerin Nihat Kahveci diye bağırışı… Ayrıca izlediğim Arjantin-Fransa maçını da söyleyebilirim."
"AKLIMA DİREKT HASAN HOCA, HASAN ŞAŞ GELİYOR"
Yunus, "Dünya Kupası deyince aklına hangi isimler geliyor?" sorusuna "Direkt Hasan Hoca, Hasan Şaş geliyor. Hem Galatasaray'da oynamış olması, hem yeteneği, hem de seyir zevki vermesi nedeniyle Hasan Şaş'ı söyleyebilirim." yanıtını verdi.
Milli futbolcu, Türkiye'nin UEFA Uluslar A Ligi'nde Fransa, İtalya ve Belçika ile aynı grupta yer alması hakkında "Kesinlikle A Ligi'nde olmayı hak ediyorduk. Büyük ve güzel maçlar olacak. Biz zaten büyük takımlara karşı oynamayı daha çok istiyoruz. Bu takımlara karşı galibiyet aldığımızda kendimizi test etmek çok önemli olacak. Kolay değil ama her zaman kazanmak için sahada olacağız." şeklinde konuştu.
"DÖRDÜNCÜ ŞAMPİYONLUĞUMUZA YÜRÜYORUZ"
Yunus Akgün, Okan Buruk yönetiminde Süper Lig'de dördüncü şampiyonluğa ulaşacaklarına inandığını belirterek, "Okan Hoca'nın diyalogları çok önemli. Takımda büyük oyuncular var ve bu isimleri yönetmek kolay değil, Okan Hoca bunu çok iyi yapıyor. Oyuncularla iletişimi mükemmel. Bize karşı çok ilgili. Hocamızla beraber kırılmadık rekor bırakmadık. Şimdi dördüncü şampiyonluğumuza yürüyoruz. İnşallah bu sene de bunu başaracağız." dedi.
Üst üste 4. şampiyonluğa ulaşacaklarına inandığını vurgulayan Yunus, "Bu kaliteye ve güce sahibiz. Hem ligde hem de Şampiyonlar Ligi'nde güzel bir süreç geçiriyoruz. Hedeflerimiz yüksek. Takım olarak çok güçlü bir kadroyuz. Şampiyonlar Ligi'nde de taraftarlarımızın beklentisini biliyoruz ve elimizden geleni yapıyoruz." ifadelerini kullandı.
Şampiyonlar Ligi son 16 turunda İstanbul'da Liverpool'u 1-0 mağlup eden Galatasaray'ın hedeflerinden bahseden Yunus, "Avrupa’da yolumuza devam ediyoruz. Yine bir İngiliz ekibiyle karşılaşacağız. Kazanmak istiyoruz ve bunu daha önce başardık. Hedeflerimiz yüksek, kazanıp yolumuza devam etmek istiyoruz." dedi.
"EN BÜYÜK GÜCÜMÜZ PRES"
Yunus, Galatasaray'ın bu sezon ön alan baskısıyla çok gol bulduğunu hatırlatarak, "Bu, hocamızın geldiğinden beri istediği bir şey. Çünkü biz Galatasaray'ız ve bunu sahada herkese gösteriyoruz. En büyük gücümüz pres. Rakip kim olursa olsun kendi oyunumuzdan asla kopmuyoruz. Her maçı kazanmak için sahaya çıkıyoruz ve bunu sahada gösteriyoruz." şeklinde konuştu.
Bu sezon farklı mevkilerde oynayan Yunus Akgün, "Sol açık, sağ açık, forvet arkası gibi pozisyonlarda oynayabiliyorum ama son zamanlarda 10 numarada daha fazla forma giyiyorum. Gol ve asist katkılarımı bu mevkide yaptım. Üç pozisyonda da oynayabiliyorum ama sağ açık ve forvet arkasında daha rahat hissediyorum. Beğendiğim oyuncular var; en çok beğendiğim Lionel Messi. Bence dünyanın en iyi futbolcusu." dedi.
Sarı-kırmızılı futbolcu, "Mauro Icardi ve Victor Osimhen gibi dünya çapında forvetlerle oynamak nasıl?" sorusuna, "İkisi de çok büyük futbolcu ve çok önemli karakterler. Galatasaray tarihinde önemli bir yere sahipler. Onlarla oynadığım için kendimi şanslı hissediyorum. Onlarla şampiyonluklar yaşamak benim için gurur verici." şeklinde yanıt verdi.
"TORREİRA BAZEN BİZE KENE GİBİ YAPIŞIYOR"
Yunus Akgün, karşısında en zorlandığı rakipler hakkında şu ifadeleri kullandı: "Şampiyonlar Ligi'ndeki büyük takımlar gerçekten zordu. Liverpool, Juventus ve Tottenham maçları zorlayıcıydı. Antrenmanda da isim verebilirim; Torreira bazen bize kene gibi yapışıyor ve hiç bırakmıyor. Lemina çok kuvvetli. Juventus'ta Thuram da fizikliydi."
Yunus, unutamadığı maçlar arasında "Avrupa kupalarında kesinlikle Tottenham maçı var. Galatasaray tarihinde inanılmaz bir performanstı. Liverpool maçı da 1-0 kazandık ve mükemmel mücadele ettik. İlk Juventus maçımız da çok önemliydi; Galatasaray tarihinde 5 gol atmak kolay değil." diye ekledi.
Yunus, milli takımda unutamadığı maçları ise "Hollanda maçı, gerçekten en üzüldüğüm maç. Galatasaray'da AZ Alkmaar maçı da çok üzücüydü; geçen sene Avrupa Kupası'nı alacağımızı düşünüyordum." şeklinde sıraladı.
"BEN ZATEN AVRUPA'NIN EN BÜYÜK KULÜPLERİNDEN BİRİNDE OYNUYORUM"
Yunus, kariyer planları hakkında "Şu anki konumumdan memnunum. Her oyuncunun hayali Avrupa'da oynamak ama ben zaten Avrupa'nın en büyük kulüplerinden birindeyim. Galatasaray'da çocukluğumdan beri hayalini kurduğum formayı giyiyorum." dedi.
Yunus, Avrupa'da beğendiği ligler hakkında ise "Premier Lig ve LaLiga'yı beğeniyorum. Oyunuma uygun olarak LaLiga'yı daha çok beğeniyorum." şeklinde konuştu.
Galatasaray taraftarının her zaman kendisine destek olduğunu vurgulayan Akgün, "Onlarla birlikte çok daha güçlüyüz. Her maç bunu hissediyoruz. Benim için çok özel bir yere sahip. Galatasaray Akademisi'nden çıktım ve her zaman bana destek oluyorlar. Bu benim için büyük bir motivasyon kaynağı." ifadelerini kullandı.
Yunus, geçmişte pes etmediği dönemler hakkında ise "Gençlikte her oyuncunun zor günleri oluyor. Ben de zor günler yaşadım. Galatasaray A takımında oynamayı çok istiyordum. Sürekli çalıştım ve sonunda başardım. Gençlere tavsiyem, hayallerinin peşinden gitmeleri ve pes etmemeleri." dedi.
YUNUS İSMİNİN HİKAYESİ
Yunus, adının veriliş hikayesini "Babam mahalle takımında oynarken ona 'Yunus balığı gibi' demişler. Bu nedenle bana Yunus ismini koymak istemiş." şeklinde açıkladı.
Sultan Murat Mahallesi ile bağlarını koparmadığını belirten Yunus, "Mahallemdeki herkesin gurur duyması benim için mutluluk verici. Oradan tek futbolcu çıktım ve destek oluyorlar. Onları gururlandırdığım için mutluyum." dedi.
Yunus, futbola başlama serüvenini ise "Kosova Güçspor diye bir mahalle takımında başladım. Seçmelere katıldım ve Galatasaray'a götürüldüm. Her şey çok hızlı gelişti." şeklinde anlattı.
"ARDA AĞABEY BENİM İÇİN BÜYÜK BİR ÖRNEK"
Yunus, "Altyapıda, A Takımda gördüğün hangi oyuncular gibi olmak istiyordun?" sorusuna "Arda ağabey benim için büyük bir örnek. O süreçte Semih ağabey bana çok yardımcı oldu." yanıtını verdi.
Yunus, Galatasaray'dan ayrılmasının zor olduğunu belirterek, "Adana Demirspor bana çok şey kattı. Orada şampiyonluklar yaşadım. O süreçte çok kaliteli bir kadromuz vardı." dedi.
Yunus, A Milli Takım Teknik Direktörü Montella ile Adana Demirspor'da birlikte çalışmalarını ise "Montella hoca benimle çok ilgilendi ve oyunculara özgüven aşılıyordu." şeklinde ifade etti.
Yunus, Montella'nın futbolculuk dönemindeki gol sevinçlerini taklit etmesi hakkında ise, "Karagümrük maçında ona hediye vermek istemiştim." dedi.
Galatasaray formasıyla sahaya çıktığı anı asla unutamayacağını belirten Yunus, "O günü asla unutamam. Çocukluğumdan beri hayalini kurduğum anı yaşadım." ifadelerini kullandı.
Futboldan kalan zamanlarını ailesiyle geçirdiğini aktaran Yunus, "Ailemle, arkadaşlarımla vakit geçiriyorum." dedi.
Ailesi hakkında bilgi veren Yunus, "Annem ev hanımı, babam işçi. 2008 doğumlu kardeşim futbol oynuyor." şeklinde konuştu.
Yunus, kardeşiyle futbol performansı hakkında esprili bir şekilde konuştuğunu belirtti.
Nişanlısı Tuğçe hakkında ise "Onunla birlikte hayatımı sürdürdüğüm için mutluyum." diyerek sözlerini tamamladı.
Muhabir: Altay Coşkun

