Galatasaray, Gençlerbirliği Karşısında Psikolojik Üstünlük Sağladı

Galatasaray, Gençlerbirliği'ni 2-1 mağlup ederek psikolojik üstünlüğü yeniden ele geçirdi. Okan Buruk'un taktiği dikkat çekti.

Galatasaray, Gençlerbirliği Karşısında Psikolojik Üstünlük Sağladı 19 Nisan 2026 08:53 15 Okunma

Galatasaray, Başkent'te oynadığı maçta Gençlerbirliği'ni 2-1'lik skorla yenerek, Kocaeli karşısında kaybettiği puan farkını telafi etti ve psikolojik üstünlüğü yeniden kazandı. Okan Buruk'un santrforlu sisteme geçerek İcardi'yi forvet olarak başlatması ve kanatları Sane ile Barış'a emanet etmesi, özellikle ilk yarıda Galatasaray'ın etkili ve bol pozisyonlu bir oyun sergilemesini sağladı. Maçın başlama düdüğünden sadece iki dakika sonra İcardi'nin attığı gol, onun golcü kimliğini ortaya koyarken, Sane ve Yunus'un pas ortaklığı golün hazırlayıcısı oldu. Sane, dikine oynayıp araya paslar bıraktığında bu anlayış, Galatasaray'a birçok pozisyon kazandırdı. Özellikle Yunus'un attığı gol, Sane'nin akıllı ara pasına koşan Sara'nın etkili ortasıyla geldi. Sane ve Sara, hücumda etkili olurken, Torreira ve Yunus ikilisi de dikkat çeken bir performans sergiledi.

Yunus'un rakibe yaptığı önde baskılar ve sürekli hareketli oluşu, Galatasaray'a hücum zenginliği sağladı. Bu maçta, Yunus hem bir gol attı hem de bir asist yaptı. Galatasaray'ın dikkatinin dağıldığı anlarda, uzun bir süredir gol atamayan Gençlerbirliği, Niang ile ağları buldu. Bu golde kaleci Uğurcan'ın doğru yer almaması önemli bir hata olarak öne çıktı. Jakobs da hava topunu uzaklaştıramayarak gole zemin hazırladı. Ancak Galatasaray'ın Sane ile kazandığı golün VAR ile iptal edilmesi, hakemin uydurduğu bir ofsayt olarak değerlendirildi. Çünkü orta, Yunus'un bölgesinin arkasına yapıldı ve Sane ofsaytta değildi.

Galatasaray, risk almadan temkinli başladığı oyunda, ikinci dakikada bulduğu golle öne geçti ve oyunun kontrolünü eline aldı. Gençlerbirliği, merkezi kalabalık tutarak İcardi'yi etkisiz bırakmaya çalıştı. İcardi top almak için içeri girdiğinde, Barış ve Yunus savunma arkasına koşular yaparak pozisyonlar buldu. Tongya, rakip topundayken geriye gelerek savunmayı beşledi. Sane'nin koşu yolunu kapatmaya çalıştı ama başarılı olamadı. İcardi'ye rağmen Galatasaray, ön bölge presiyle rakibini önde boğmayı başardı. Gençlerbirliği, ilk yarıda rakip ceza alanında sadece bir kez topla buluştu ve hiç reaksiyon veremediler.

Maçta, seyirci ve hakemler dahil kimsenin nabzı 100'ü aşmadı. Sakin geçen maçta hakemlerin hatalı kararlarıyla gerginlik yaratılmadı. Galatasaray, kaliteli kadrosuyla telaşsız bir oyun sergileyerek gerekeni yaptı ve kazanmayı bildi. Batuhan Kolak'ın maçı 4.5 dakika geç başlatması kabul edilemez. İlk yarıda Sara, Oğulcan ve Zuzek'e sarı kart göstermemesi de eleştirildi. Basit temaslara faul çalması ise kalitesizlik olarak değerlendirildi.

İcardi-Thalisson ve İcardi-Hanousek pozisyonlarında penaltı yok, devam kararları doğruydu. Sallai'ye gösterilen sarı kart ise komik bir durumdu çünkü pozisyon faul değildi. Tongya'ya çıkan sarı da aynı şekilde komedi unsuru taşımaktaydı. Galatasaray'ın 63. dakikada attığı gol tertemiz bir goldü. Yunus öne boş alana koşarken Goutas teması kendi alıyor, top arkalarından geçiyordu. Sane, bu pozisyonda golü atmayı başardı. VAR simülasyonu ise tuhaf ve skandal bir durumdu. Uzatmalarda Gençlerbirliği penaltı bekledi ama penaltı yoktu. Davidson'un kolları kapalıydı. Hakem, iyi bir kumaş olabilir ama çok acemi bir yönetim sergiledi. Skor, hakemleri kurtardı.

Okan Buruk'un, Mauro İcardi ile yaptığı zirve sonrasında sadece ateşkes değil, kalıcı bir barış sağlanmış gibi görünüyor. İcardi'nin Ankara'daki ilk onbirde yer alması, birçok muhabiri şaşırttı. Gol pasını veren Yunus Akgün, uzun bir aradan sonra etkili futboluyla sahne aldı. Milli oyuncu, farkı ikiye çıkaran golü kaydettiğinde herkes maçın bittiği kanaatindeydi. Yedi haftadır gol atamayan Gençlerbirliği, bu hasretini lider karşısında dindirerek maça geri döndü. Okan Hoca, iki farklı üstünlüğü ele geçirdiğinde İlkay Gündoğan'ı ya da Mario Lemina'yı oyuna alabilir miydi diye düşünmeden geçemedim.

Galatasaray, vites büyütmeden maçı kazanacak gibi görünüyordu. Bu, enerjiyi kupaya ve derbiye saklamak için miydi, emin değilim. Ancak Barış Alper Yılmaz gibi bir fizik gücünde bile "birikmiş yorgunluk" emareleri gözlemlendi. Ev sahibinin son dakikalardaki baskısıyla beraberliği yakalaması ve Galatasaray'ın düştüğü haller oldukça şaşırtıcıydı. İki takım çarşamba günü İstanbul'da kupa maçında karşı karşıya gelecek. Bu maçta ilk onbirlerde pek çok değişiklik ve farklı bir senaryo göreceğiz. İklim koşulları da müsaade ederse, derbi öncesi dolu bir stat görmek şaşırtıcı olmayacak. Okan Hoca'nın takımı, elbette ki "ağır favori" olarak sahaya çıkacak. Ancak akıllar, kuşkusuz, Fenerbahçe ile oynanacak derbide olacak.

Fenerbahçe'nin 90+8'de Çaykur Rizespor karşısında yediği gol, Galatasaray'ı Gençlerbirliği maçı öncesinde ekstra motive etti. Galatasaray, Eryaman Stadı'ndaki maça müthiş bir öz güvenle başladı. Bu tahrip gücü yüksek futbol, Galatasaray'a çok erken bir gol getirdi. Erken gelen gol, Gençlerbirliği'nin bütün hesaplarını alt üst etti ve ekibin direnci kırıldı. Galatasaray, istediği gibi oyunu yönlendirmeye başladı. Yeri geldiği zaman oyunu hızlandırdı, yeri geldiğinde ise aktif dinlenmeye geçti. Ligde tehlikeli bölgeden uzaklaşmak isteyen Volkan Demirel'in öğrencileri, Galatasaray'ın milyon euro'luk kramponları karşısında çaresiz kaldı. Maça 10 numara pozisyonunda başlayan Yunus ile Sane'nin mükemmel uyumu, Galatasaray'a ikinci golü de getirdi.

Galatasaray, ikinci yarıya da çok iyi bir başlangıç yaptı. Yunus Akgün, modern bir 10 numara nasıl olur, bunu bize gösterdi. Futbol, kıvrak ve zeki 10 numaralarla bir başka güzel. Galatasaray'ın ofsayt gerekçesiyle sayılmayan golünde de yine jeneriklik paslaşmalar vardı. Sane ile filelerin sarsıldığı pozisyonda, hakem Batuhan Kolak golü verdi. Ancak VAR uyarısı ile monitöre giden hakem, ofsaytı tespit ederek golü geçersiz saydı. Ligde tam 7 maçtır gol atamayan Gençlerbirliği, sonunda gol orucunu bozdu. Niang, net bir vuruşla Başkent ekibini umutlandırdı. Golde Uğurcan Çakır'ın yapabileceği hiçbir şey yoktu. İşin enteresan tarafı ise Niang, tam 5 Galatasaraylı oyuncunun arasından topu ağlara gönderdi. Gençlerbirliği'nin golünden sonra Okan Buruk'tan hamleler geldi. İcardi ve Sara kenara gelirken; Lemina ve Lang oyuna dahil oldu. Maçın son anlarında Yunus, net bir pozisyonda kötü bir vuruş yaptı. Dünkü maçta müthiş bir futbol oynayan Sane, gözlerimizin pasını sildi.

Gençlerbirliği, özellikle golü bulduktan sonraki bölümde Galatasaray'ı çok zorladı. İyi de oynadılar ve fırsatlar da yakaladılar. Ancak ilk yarıda kötü oynayıp goller yiyerek maçı kaybettiler. Galatasaray ise 2-1 olduktan sonra büyük stres yaşadı. Ama maçı kazanarak, Fenerbahçe ile puan farkını 4'e çıkardılar. Önümüzdeki hafta Rams Park'taki derbi öncesinde büyük bir moral buldular.

Muhabir: Altay Coşkun