Galatasaray'ın Avrupa'daki Başarısı ve Liverpool ile Maç Analizi
Galatasaray, Avrupa'da gösterdiği performansla dikkat çekerken, Liverpool karşısında yaşananlar tartışma yarattı.
62 Okunma
Galatasaray'ın Avrupa'daki başarıları takdir edilmeli. Devler Ligi'nde ilk 24'e kalmak ve Juventus'u 7 golle elemek gerçekten büyük bir başarıydı. Liverpool'u iki kez yenmek de önemli bir başarıydı. İngiliz medyası tarafından eleştirilen Arne Slot ve Liverpool oyuncuları, Galatasaray'a karşı oldukça motive olmuşlardı.
Maçın en büyük sürprizi, Polonyalı hakem Szymon Marciniak'ın sakatlığı nedeniyle dördüncü hakem Pawel Raczkowski'nun maçın baş hakemi olarak atanmasıydı. Arne Slot'un yedek kulübesinde bu kadar öfkeli ve tepkili bir durumda olduğunu daha önce görmemiştim. Yaptığı hareketlerle Yılmaz Vural'ı bile geride bıraktı.
Galatasaray'da Victor Osimhen'in sakatlandıktan sonra oyuna devam etmesi büyük bir hataydı çünkü hiç katkı sağlayamadı. Osimhen'in sakatlandığı pozisyonda İngiliz televizyonu tekrar bile vermedi. Penaltı kurtaran Uğurcan Çakır, Galatasaray'ın en iyi oyuncusu olmasına rağmen ikinci yarıda Liverpool'un gollerine karşı yapabileceği bir şey yoktu. İlk yarıda pas yapmakta zorlanan Galatasaray, Liverpool'un baskısından kurtulamadı ve rakip kaleye pozisyon bile üretemedi. İkinci yarıda hızlanan Liverpool, Galatasaray'ı yenerken farklı bir skora ulaştı. Penaltıyı kaçıran Salah, ikinci yarıda Liverpool'un lokomotifi oldu.
Her güzel şeyin bir sonu var. Ancak bu son, "son" değil... Şampiyonlar Ligi başladığında Galatasaray, ligin en değerli 24. takımıydı. İlk 16'ya kalan takımlar arasında ise 15. sıradaydı. İki kez Liverpool'u (hem de gol yemeden) yenmek, Atletico Madrid ile oynanan maç, hafızalardan silinmeyecek anılar arasında yer alıyor. Bu macera, farklı bir hezimetle bitmeseydi, yorumlar daha olumlu olabilirdi. "Başarı" ve "başarısızlık" tanımları, bu sezonki Avrupa karnesine dair yapılan değerlendirmelerde yetersiz kalırdı.
Okan Buruk ve oyuncuları için bir "aferin" denmesi gerekti. Ancak dün gece sadece Galatasaray değil, Türk futbolu da ağır bir yara aldı. Şampiyonlar Ligi'ne böyle bir yenilgiyle veda etmek, kritik milli maçlar öncesinde hoş olmadı. Uğurcan'ın muhteşem kurtarışlarına rağmen bu sonuç, moralimizi bozdu.
Galatasaray için "başarılı", "başarısız" ya da "aferin" demek zor. Ne yazık ki, sadece Osimhen'e, Lang'a değil, hepimize geçmiş olsun. Uğurcan olmasaydı daha ağır bir sonuçla karşılaşabilirdik. Liverpool'a gelince, PSG karşısında şans vermiyorum. Fransa temsilcisinin rahatlıkla yarı finale yükselebileceğini düşünüyorum.
Uğurcan Çakır, Anfield Road'da adeta uçan panter gibi oynadı. Liverpool, maçın başında öyle bir baskı kurdu ki, önde top tutamadık ve üst üste üç pas yapamadık. Maçın başında geriye yaslanmak zorunda kaldık. Bu nedenle, maç Uğurcan Çakır ile Liverpool'lu oyuncular arasında geçti. Uğurcan, Salah'ın penaltısını çıkardı ama bu çaba diğer takım arkadaşlarını uyandıramadı. İlk yarıda Osimhen'in sakatlanması, hem golcünün hem de takımın direncini kırdı.
İlk yarıdaki kötü performansı görünce, 'eyvah, bu Liverpool ikinci yarıda farka gider' dedim. Ama kötü bir gerçek vardı, çok kötü oynuyorduk! Okan Buruk'un ikinci yarıya başlarken yaptığı değişiklikler bile Galatasaray'ın vasat futboluna ritm katamadı. İlk yarıda olduğu gibi ikinci yarıda da Liverpool oynadı, biz sadece seyrettik. Uğurcan Çakır hariç tabii ki. İlk yarıda birçok gol kurtaran Uğurcan, ikinci yarıda da başarılıydı. Ancak Liverpool, adeta dalga dalga kalemize geldi. Kalite ve güç farkı, turu elimizden aldı.
İlk yediğimiz duran top golünde ceza sahası dışında Szoboszlai'yi neden bomboş bıraktık? Arne Slot, maç sonrası yaptığı açıklamada 'İngiltere'deki rövanşta Galatasaray'a duran toptan gol atacağız' demişti. Böyle bir hazırlık yapıp onu boş bırakmak, Galatasaray'a yakışmadı. Takım, Anfield Road'a geldiğinde doğru oyun alışkanlıklarını kaybetmiş gibi görünüyordu. Uğurcan Çakır dışındaki oyuncularımız kötü bir performans sergiledi ve kolayca teslim oldu. Oysa büyük hayallerimiz vardı.
Çeyrek finalin anahtarını kaybettik! Rakip, bu turnuvanın favorisi olan Liverpool'du. Şampiyonlar Ligi Şampiyonu olabilmek için yaz transfer döneminde 500 milyon euro harcayan bir ekip. Kağıt üzerinde bu, karınca ile filin savaşıydı. Avrupa'da daha önce büyük sürprizler gerçekleştiren Galatasaray, bu sefer dağı deviremedi. Tarihi yeniden yazmak başka bir bahara kaldı. Şampiyonlar Ligi'nde tüm Türkiye'ye yaşattığınız heyecan için teşekkürler Galatasaray!
Muhabir: Altay Coşkun

