Fatih Tekke'den Trabzonspor Hakkında Önemli Açıklamalar
Trabzonspor'un teknik direktörü Fatih Tekke, kulübün durumu ve hedefleri hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
139 Okunma
Trabzonspor'un Türkiye Kupası'nı kazanarak tarihi bir başarıya imza atan teknik direktörü Fatih Tekke, A Spor yorumcusu Ulaş Özdemir ile önemli bir röportaj gerçekleştirdi. Bordo-mavili kulübe katıldığı andaki durumu asla unutamayacağını ifade eden Tekke, "Takımın yapısı, oyuncuların profilleri, deplasmanda hiç galip gelememiş ve 10 kişi kalan Göztepe'ye yenilmiş bir ekip vardı. Taraftarlar umutsuzdu. Çok zor günler geçirdim. İlaç kullanmak zorunda kaldım, kilo verdim. Bazı futbolcuların gitmek istediğini ve sezonun bir an önce bitmesini bekleyenler olduğunu biliyordum. Moral olarak bitkin durumdaydılar. Geldikten sonra futbolcular, sahada bazı şeyleri değiştirebileceklerini fark ettiler" dedi.
HAKEM HATALARI ENGELLEDİ
Tekke, sözlerine devam ederek, "Geldiğim günden itibaren yaklaşık 500 futbolcuyu izledik. Daha kaliteli bir kadro oluşturabilirdik ancak bazı isimler gelmedi. Bütçe nedeniyle uyum sağlayamayan oyuncular oldu. Geçmişten gelen oyuncuların yeni gelenlerle adaptasyonu ve hedef belirleme süreci yaşadık. Bu dönemde Onana, Zubkov, Nwaakaeme, Vişça, Onuachu, Okay ve Ozan gibi deneyimli futbolcular büyük destek sağladı. Zor günler geçirdik ama bunları atlattık. Yarıştığımız takımların gücünü göz önünde bulundurduğumuzda, insanların bize 'üçüncü oldunuz' demesi doğru bir değerlendirme değil. Tüm olumsuzluklara rağmen, Alanya ve Başakşehir maçlarındaki hakem hataları, özellikle Alanya maçında iyi oynadık ve başarı sağladık" şeklinde konuştu.
HER YIL ZİRVEYE OYNAMALIYIZ
Hızlı transfer yapmamıza rağmen doğru isimleri kadromuza kattık. Şu an bu oyuncuların toplam değeri 150 milyon euro'nun üzerinde. Geçen yıl 'Küme düşme tehlikesi yaşıyorduk', şimdi ise 'Şampiyon olabilirdik' aşamasına geldik. Bir yıl içinde ulaştığımız bu nokta beni de şaşırttı. Başkanımız Ertuğrul Doğan ve yönetimimizin, teknik ekibimizin emeklerine saygı duymalıyız. Fenerbahçe ve Galatasaray'ı geçme hissiyatını yarattık. Bunu beklenmedik bir şekilde başardık. Bu sürecin devam etmesi gerekiyor; Trabzonspor her yıl şampiyonluğa oynamalı ve ekonomik olarak da güçlü bir noktaya gelmelidir.
RAKİPLER KALEMİZE AZ GELDİ
50'den fazla maç oynadık ve iyi oynadığımız birçok karşılaşma oldu. Zaman zaman sorun yaşadığımız maçlar da oldu. Bizden önce her maçın yıldızı Uğurcan'dı, fakat bizden sonra rakiplerin kalemize gelmesi zorlaştı.
ÖNCE FİZİĞE BAKIYORUZ
Bu benim için özel değil, artık herkes futbolcuların fiziksel özelliklerine öncelik veriyor. Hız, yüksek hızda koşu mesafesi ve atletizm durumu oldukça önemli. Topun oyunda kalma süresi 5-10 dakika artacak. Bu doğrultuda uygun antrenman metotları geliştiriyoruz.
DOĞRU KADRO, DOĞRU HEDEF
Avrupa Ligi'ne katılmayı hedefliyoruz. Ancak mevcut durumumuz Avrupa Ligi takımlarıyla rekabet edecek seviyede değil. Ekstra durumlar oluşabilir ama gerçekçi bir bakış açısıyla kulübün ekonomik durumu, kadro kalitesi ve sistemin kendisi göz önünde bulundurulduğunda tablo bu şekilde. Avrupa Ligi'nde her rakibi yenme hedefimiz var, fakat olmazsa Konferans Ligi'nde yolumuza devam etmeyi düşünüyoruz. Beklentilerin üzerinde başarı göstermemiz gerekiyor.
SİSTEM-OYUNCU İLİŞKİSİ
Sistem, futbolcunun gelişimine katkı sağlar. Oyuncunun performansı da sistemin başarısını etkileyebilir. Örneğin, Ozan Tufan'ı her pozisyonda kullanıyoruz ve başarılı oldu. Çünkü benim oyun anlayışımı kavrayabiliyor. Ozan'da bu yetenekler vardı, biz onu ortaya çıkardık. Bazen bazı oyuncularla da zorlu süreçler yaşadık.
BAŞKANIMIZ ÜZÜLMÜŞ! 'HAKKINI HELAL ET' DEDIM
Başkanımızla ilk konuşmamızda 'Ben normal bir insanım' dedim. Teknik direktörlük olarak belli prensiplerim var. Her zaman şeffaflıktan yanayım. Güvenli alanların net olduğu yerlerde olmayı seviyorum. Dağlar bizi, çobanlık kendini kendine çekiyor. İnsanlardan uzaklaştırıyor hayat. Ben ne diyorsam oyum. Başkanla aramızda bazen gerilimler olabiliyor. Aramızda Zeyyad ağabey var. Maç günü, maç öncesi, devre arası, basın toplantısı derken herkes dikkat kesiliyor. Bazen 'sorulara uzun cevap veriyorsun' diyorlar. İstemediğim şeylerin farklı anlaşılmasına neden olabiliyor. Geçen sezon böyle bir durum yaşadık ve başkanın üzülmesine üzüldüm; hemen aradım 'Hakkını helal et başkanım' dedim. Bu sadece bir kez oldu. Trabzon'da bu tür dedikodular çok. Her şey yolunda ama burası Trabzon. Aniden karışabilir.
TRABZONSPOR PES ETMEMEMİN ADIDIR
Her şey istediğimiz gibi gitmiyor. 'Hocam süper işler yapıyoruz' diyorlar, ama durum böyle değil! Oyuncu var, ama transfer edemiyorsunuz. Biz herkesle rekabet edeceğiz. Trabzonspor'u tarif ederken bir mücadelenin, pes etmemenin ve birlikte durmanın adı olduğunu belirtmek istiyorum. Trabzonspor bu şehre çok şey verdi ve vermeye devam ediyor. Trabzonspor'un da yardıma ihtiyacı var. Birlikte olursak Trabzonspor oluruz. Kıskançlık, kötülük ve çekememezlik oldukça fazla. Diğer takımlar da bizim yaptıklarımızı yapmaya çalışıyor. Fatih Tekke olarak taraftardan kendimi ayıramam. Elimizden geleni yapıyoruz. Kimse aklımızla dalga geçmesin. Hem yurtiçinde hem de yurtdışında herkesle yarışırız. Duygunun stada, şehre, bana ve oyuncuya yansıması gerekiyor. İşimiz kolay değil ama her çabayı göstereceğiz.
TOPU HAVAYA VURUP MU ALALIM!
Takımımı tarif ederken şöyle anlatıyorum; sağ yumruk... Bazen bu yeterli olmuyor. Bazen 4 farklı formasyonda oynuyoruz. Bir formasyonun yetersiz olduğu durumlarda Milli Takım'ı eleştiriyorlar. Oyun bazen zorunlu değişiklikler getiriyor. Şimdi herkes geriden oyun kurmaya çalışıyor. Eskiden bu yoktu. Topu rakibe verip koşmayı mı tercih edelim? Geçişte etkili olabiliyoruz. Topun bizde durması gerekiyor. Ön alan baskısı riskini alıyoruz. Çoğu takım ön alan baskısı yapmak istemiyor. Haiti gibi oynamayı tercih ediyorlar. Ön alan baskısı riskine girmekten kaçınıyorlar. Havaya vuralım, sonra almaya mı çalışalım?"
OYUNCU BEĞENDİM FAS'TA 50 MİLYON EURO ÇIKTI!
KADRO kalitesi Fransa, oyun anlayışı Arjantin, sürpriz Fas... Genel olarak İspanya benim favorim. Bir tur sonra kendini gösterir. Herkes oynamaya çalışıyor. Rotasyonlar ve formasyonlar var. Hakemlerin kurallara etkisi büyük. Teknik direktörlerin oyunu değiştirecek hamle yapma şansı oldukça az. Fiziksel olarak herkes iyi, herkes baskıdan çıkmaya çalışıyor. Duygu konusuna dikkatimi çekiyor. Arjantin ve Paraguay'ın duygu durumu oldukça ilginç. En iyi 6 numara Fas'ta (Ayyoub Bouaddi). Hemen başkana ilettim, baktım 50 milyon Euro'ymuş. Sonrasında alırız dedim. Yine konu fiziksele geliyor. Oyunu daha fazla oynatmak adına.
HAKEMLERİ ÇOK BEĞENDİM
Oyun sertliği oldukça fazla. Hakemler çok iyi yönetiyor. Kaleciye bile 'kalk' demeleri dikkat çekici. Hakemlerin yükleri artıyor, oyun devam ediyor. Doğru yaptıkları, futbolun gelişimine katkı sağlıyor. Oyun hızlandı ve hakemlerin bu durumu beğeniyorum. Kimseyi dinlemiyor, VAR doğru şekilde hızlıca işliyor, hakem gördüğünü çalıyor.
GÜNAH BENİ KORKUTUR
Bazı anlar benim de korktuğum zamanlar oluyor. Yaş ilerledikçe, kendi anlayışımın dışında olan, günah dediğim şeyleri birinin görmesi beni korkutuyor.
HERKES OYNUYOR KİMSE AÇIK DEĞİL
Trabzon insanının en güzel yanı dinlememesi. Bizim insanımız kimseyi dinlemiyor! Pozitif eleştiri elbette önemli. Kaba olabiliriz ama açık sözlüyüz. Başkaları açık oynamıyor, herkes oynuyor. Dürüstlüğümüz bazen kabalık olarak algılanabiliyor. Beni dinlemiyorlar ki halkımız anlasın. En yakınından en uzağına kadar. Yanımda anlatıyorum, dinlemiyor, uzaktakini dinliyor. Trabzon böyle bir yer.
"ÇOBAN OLMAK İSTEDİM"
Futbol olmasaydı çoban olmak isterdim. İşte size manşet. Dağlarda yalnız olmak. Şimdi Trabzonspor'un çoban hocası dedikleri de doğru. Her kitabın altını çizerim. Son dönemlerde İsmet Özel'in kitaplarını okuyorum. İsmet Özel gerçekten özeldir. 'Yürüdüğünüz yol ile yol üzerindeki işaretler arasında bir oran yoksa orada durmayın', 'Utanmazlar, utanan yüzlere galip geldiği yerde oradan sonuç çıkmaz. Utanmazlar asla hayırda yarışmazlar' gibi sözleri aklımda. Necip Fazıl, Sezai Karakoç ve Nazım Hikmet'i de çok beğeniyorum.
ESKİDEN KORKUSUZDUM
Trabzonspor ruhu asla pes etmemektir. Bu sevgiyi taşımak her zaman bir bedel getirdi. Kendi yaşadıklarımda hem pozitif hem negatif yönler oldu. Geçen yıl kendimi oldukça yalnız hissettim. Korkularımız arttı. Eskiden çok korkusuzdum, artık yaş ilerliyor. Oyun dışında, senaryolar dışında bir şey düşünmem. Motivasyonum oyunun kendisidir.
"SANTRFOR YOK! İYİ OLAN DA ÇOK PAHALI"
Savic'in sakatlığı var. Batagov ise değnekleri bırakmadı. Ne zaman tam anlamıyla döneceğini bilmiyoruz. Chibuike Nwaiwu var. Yardımcı Türk oyuncu bulabilirsek iyi bir stoper almayı hedefliyoruz. Orada bir sorun var. Stoper arıyoruz. Tim (Folcarelli) dışında 6 numarada oyuncumuz yok, bu da bir ihtiyaç olabilir. Ozan Tufan, Okay, Muçi, Malinovski'yi farklı pozisyonlarda kullanıyoruz. Santrfor yok, iyi santrforlar da oldukça pahalı. Sağ kenarda oyuncu arıyoruz. Bir oyuncu beğendik, ama bizden 7 milyon Euro maaş istedi. Belki inandığımızda daha az kapasiteli, bize daha uygun olanları araştırmalıyız. Yabancı oyuncularda en iyisini bulmaya çalışıyoruz. 2-3 yıl boyunca takımda kalacak oyuncular arıyoruz.
Muhabir: Altay Coşkun



