Beşiktaş-Galatasaray Derbisinde Uğurcan Çakır Fark Yarattı
Beşiktaş, Galatasaray'a karşı 10 kişi kalmasına rağmen mücadeleyi sürdürdü, ancak Uğurcan Çakır'ın performansı galibiyeti belirledi.
64 Okunma
ZEKİ UZUNDURUKAN - UĞURCAN ÇAKIR UÇAK DÜŞSE ONU BİLE KURTARIR!
İki takımdan çok daha etkili bir derbi başlangıcı bekleniyordu. Ancak ilk yarıda, orta alanlar oyunu kilitledi. Beşiktaş, ilk 45 dakikada hücumda etkili olamazken, Galatasaray'ın baskısı bu durumu etkiledi. Sara-Lemina-Torreira, Beşiktaş'ın üçüncü bölgeye geçişine izin vermedi. Galatasaray da ilk yarıda fazla gol pozisyonu üretemedi. Sane'nin harika ortasında Osimhen, kafa vuruşuyla Galatasaray'ı öne geçirdi. Beşiktaş savunmasında Agbadou ve Uduokhai'nın bu pozisyonda uyuması dikkat çekti. Osimhen gibi bir santrfora bu kadar kolay kafa vurdurursanız, golü de yersiniz!
İlk yarıda soldan etkili bindirmeler yapan Barış Alper Yılmaz, ikinci yarıda etkisini kaybetti. Beşiktaş, ikinci yarıya tahrip gücü yüksek bir oyunla başladı ve oyunu tek kaleye çevirdi. Sergen Yalçın, ilk yarıdaki kontrollü oyun anlayışını bırakarak, ikinci yarıda ön alan baskısı ve şok presle sahada yer aldı. Galatasaray ise bu dakikalarda sadece savunmada kaldı. Uğurcan Çakır, yaptığı kurtarışlarla oyunu elinde tuttu. Sane'nin Rıdvan Yılmaz'a yaptığı hareket, direkt kırmızı kart gerektiriyordu. Hakem Ozan Ergün, bu durumu atlayınca VAR devreye girdi ve Sane, 62. dakikada Galatasaray'ı 10 kişi bıraktı. Sonrasında Galatasaray, skoru korumaya çalıştı ve Okan Buruk, hemen Boey'i oyuna aldı.
Derbi, Uğurcan Çakır ile Beşiktaş hücumcuları arasında yoğun bir mücadeleye dönüştü. Uğurcan, olağanüstü bir performans sergileyerek adeta gökyüzünden uçak düşse onu bile kurtaracak kadar etkiliydi. İlk yarıda bazı kartları atlayan hakem Ozan Ergün, ikinci yarıda kart gösterme konusunda aşırıya kaçtı. Galatasaray 10 kişi kaldıktan sonra Barış Alper ile yakaladığı tek pozisyon vardı ve o pozisyonda Ersin mükemmel bir kurtarış yaptı. Galatasaray, uzun süredir mağlup olmayan Beşiktaş'ı Dolmabahçe'de yenerek, şampiyonluk yolunda önemli bir engeli aşmayı başardı.
62. dakikada 10 kişi kalmasına rağmen Galatasaray bu başarıyı elde etti. Uzatmaları da eklersek, neredeyse 40 dakika 10 kişi oynadılar. Futbolun değişmeyen gerçeği, Dolmabahçe'de bir kez daha kanıtlandı: 'Futbolda atan ile tutanın iyi olması gerekiyor.' Galatasaray, Liverpool maçı öncesinde büyük bir moral elde etti. Beşiktaş kaybetti fakat ikinci yarıdaki baskılı oyun, ilerleyen haftalar için umut verici oldu. Ancak Beşiktaş, ilk yarıda derbiyi kaybetti.
LEVENT TÜZEMEN - SANE TAKINTISI
Galatasaray 10 kişi kaldıktan sonra 1-0'lık avantajı koruyabilmişse, bu tamamen kaleci Uğurcan'ın başarısıdır. Uğurcan, baskı anlarında kalesinde devleşerek, arkadaşlarının direncini artırdı. Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Metin Oktay'dan sonra "Beni en çok Osimhen heyecanlandırıyor" demişti. Nijeryalı yıldız, Sane'nin ortasını bireysel yeteneğiyle gole çevirirken, maç boyunca takım için büyük bir çaba sarf etti. Özellikle Galatasaray'ın 10 kişi kalmasından sonra arkadaşlarını doğru pozisyon almaları için sürekli uyardı. Sanchez'e de kornerlerde öne çıkmaması talimatını verdi.
Sane, sorumsuz bir oyuncu olduğunu bir kez daha kanıtladı. Galatasaray öne geçtikten sonra gereksiz faullerle kırmızı kart görüp takımını yalnız bırakıyor. Okan hocanın Sane'ye olan takıntısına şaşırıyorum. Sane, yaptığı orta dışında ikili mücadelelerde etkisiz kaldı ve topu kaybettikten sonra bile rakibini kovalamadı. Okan hocanın bu zaafiyeti görmesine rağmen onu oyundan almaması bir akıl tutulmasıydı. Liverpool maçı öncesi Sane'nin sorumsuzluğu sonrası Galatasaray, 10 kişilik bölümde müthiş bir enerji harcadı. Galatasaray, şampiyonluk yolunda büyük bir engeli aşarken, bu başarıda en büyük pay atan Osimhen ve tutan Uğurcan'ın mücadelesidir. Okan hoca da nihayet ilk derbisini kazanmış oldu.
TURGAY DEMİR - OLMAYINCA OLMUYOR
Derbinin ilk yarısında Galatasaray daha etkiliydi. İkinci yarı ise Beşiktaş forvetleri ile Uğurcan Çakır arasında geçen bir mücadeleye dönüştü. Ancak sahada adil bir hakem olsaydı, bu maçın hikayesinin bambaşka olabileceği açıktı. Maçın başında Victor Osimhen, kaleci Ersin Destanoğlu'na ciddi bir darbe vurdu. Kırmızı kart çıksa kimse itiraz etmezdi; ama hakem sadece sarıyla geçiştirdi.
Ardından Leroy Sane, rakibinin bileğine acımasızca basıyor. Bunun karşılığı net bir kırmızı kart olmalıydı, ama sahada o kartı gösterecek bir hakem yoktu. Eğer o anda hak edilen kart gösterilmiş olsaydı, Sane sekiz dakika sonra Osimhen'e asist yapabilir miydi? Bazı maçlar, sadece futbol üzerinden değil, hakem yönetimi üzerinden de okunmalıdır. Çünkü o gün sahada kaderi belirleyen oyuncular değil, hakem kararlarıydı. Sane, sanki atılmak istermiş gibi aynı faulü tekrar yapınca, bu kez hakemler de yüzleri kızarmış olacak ki, direkt kırmızı kartla oyun dışı bırakıldı. Osimhen'in attığı gole gelince, canlı yayında izlediğimde pozisyon bana net ofsayt gibi görünmüştü. Sonrasında çizgi çekildi ve pozisyonun ofsayt olmadığı belirtildi. Demek ki öyle değilmiş!
Ancak şu gerçek değişmiyor: Sahada adil bir hakem olsaydı, Galatasaray daha ilk yarıda dokuz kişi kalabilirdi. Osimhen ve Sane'nin atıldığı bir senaryoda bu maçın hikâyesi bambaşka olurdu. Peki Beşiktaş JK hakemi de yenebilir miydi? Yakalanan pozisyonlara bakarsak, eğer Osimhen Beşiktaş forması giyiyor olsaydı, muhtemelen bu maç hakeme rağmen kazanılabilirdi. Gerçek bu. Galatasaray üç ciddi pozisyon buldu ve biri gol oldu. Beşiktaş ise buna yakın net fırsat yakaladı fakat bunları değerlendiremedi. Bazen Beşiktaşlı oyuncular kötü vurdu, bazen Uğurcan harika kurtarışlar yaptı, bazen de top birine çarpıp yön değiştirdi. Hani derler ya: "Olmayınca olmuyor." Son olarak, kazanan Galatasaray'ı kutluyorum. Ve öne geçtikten sonra yerde yatan oyuncuları cezalandırmak yerine sürekli oyunu durduran Ozan Ergün'ü de ayrıca tebrik ediyorum.
SİNAN VARDAR - ATAN VE TUTAN!
Beşiktaş taraftarı, dünkü derbide unutulmaz bir atmosfer oluşturdu. Tribünlerdeki coşku gerçekten tarif edilemezdi. Bu yüzden öncelikle Beşiktaş taraftarına teşekkür etmek gerekiyor. Derbi dengeli ve sert başladı. Her iki teknik direktör de sahaya kazanmak için çıktı. Ancak futbol adına her iki takımın da temkinli ve tedirgin oynadığını söylemek mümkün. İlk 30 dakikada Beşiktaş baskılı oynadı. Ancak sonrasında Galatasaray, Leroy Sane ve Victor Osimhen'in ortak aklıyla golü buldu. Bu golde Beşiktaş savunmasının hatası dikkat çekiciydi. Özellikle Agbadou ve Murillo'nun adeta donup kalmaları şaşırtıcıydı. Beşiktaş, ikinci yarıya daha etkili başladı. Vaclav Cerny ve Hyeon-Gyu Oh ile yakalanan fırsatlar golle sonuçlanmadı. Siyah-beyazlı ekip, risk alarak hücumu artırdı. Bu bölümde Rıdvan Yılmaz, hem savunmada hem de hücumda müthiş bir performans sergiledi. Hatta bir ara kendime "Sahada kaç tane Rıdvan var?" diye sordum.
Beşiktaş baskısını artırdıkça karşısında adeta duvar gibi bir kaleci buldu. Uğurcan Çakır, yaptığı kurtarışlarla maçın yıldızı oldu. Bir süredir yeni transferler hakkında övgü dolu yorumlar yapılıyor. Ancak dünkü performansları görünce insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: "Acaba yeni gelenler gerçekten Beşiktaş oyuncusu mu?" Açık konuşmak gerekirse, Beşiktaş bu derbiyi kaybetmeyi hak etmedi. Sahada mücadele eden, risk alan ve gol arayan taraf siyah-beyazlı ekipti, ama atan Osimhen, tutan Uğurcan maçın skorunu belirledi. Ancak futbol bazen böyle... Maç sonunda Beşiktaş adına hüzün vardı. Ve bir gerçek var ki; Beşiktaş liderden 15 puan uzakta! Ne diyelim... Sağlık olsun.
MUSTAFA ÇULCU - HAKEMDEN HATALAR
Her iki takım ikinci bölgede kontrollü başladı. Atletizmi öne çıkan iki takım, özellikle orta alanda fizik temaslı baskılı oyunu tercih etti. Beşiktaş, Galatasaray 10 kişi kalana kadar üretimde zorlandı. Sonrasında Orkun sürekli öne çıkarak ve oynayarak üretime katkı sağladı. Galatasaray, sabır ve akılla çok değerli bir 3 puanı elde etti. Hakem Ozan Ergün'ün maçın başında Osimhen'e gösterdiği sarı kartın dışarıdan bir ikazla geldiği düşünülüyor. Sallai'nin mücadelesinde faul sonrası Orkun Kökçü'nün hakeme el-kol tepkisi sarı olmalıydı, ama geçiştirildi. Barış Alper, kontrolündeki topla giderken ayağı kayıyor, denge kaybı yaşıyor; ancak Uduokhai rakibin ayağına basıyor ve pozisyon penaltıydı, ama hakem vermedi.
Asllani'ye faulünde Sane'ye çıkan sarı kartta, Asllani'nin yerdeki ayağının basılmasıyla bir şekil bozukluğu oluştuğu görülüyor. Kırmızı kart olmalıydı. Öte yandan hakemin Orkun'a bu derece tolerans göstermesi ve ihraç edememesi kabul edilemez. Sarısı olan Osimhen, faul düdüğü sonrası hakeme bakıyor ve sonra topa vuruyor. İkinci sarıdan kırmızı olmalıydı. Ancak yoğun gürültüde hakem düdüğü duymadığını düşündü, ihraç etmedi. Sane'nin Rıdvan'a yönelik gaddarlık içeren ciddi faulü kırmızı karttı. Hakem yine veremedi ve VAR'dan kırmızı geldi. Abdülkerim'in sağ kolu kapalı penaltı olmaz. VAR dahil tüm hakem ekibi oldukça tecrübesiz isimlerden oluşuyordu. Hakem, çok sayıda kart ve faul hatası yaptı.
Muhabir: Altay Coşkun


