Beşiktaş'ta Sergen Yalçın Dönemi Sona Eriyor mu?
Beşiktaş, gelecek sezon için yeni bir teknik direktörle anlaşma gerekliliğini gündeme getiriyor.
17 Okunma
TURGAY DEMİR - SERGEN THE END!
Beşiktaş, gelecek sezon ve sonrasını kurtarabilmek için acilen yeni bir teknik direktörle anlaşma yoluna gitmelidir. Zaman hızla geçiyor... Ortada net bir tablo var; oyunu analiz edemeyen ve hatalarında ısrar eden Sergen Yalçın ve ekibi, kulübe fayda sağlamıyor.

TURGAY DEMİR - SERGEN THE END!
Beşiktaş, gelecek sezon ve sonrasını kurtarabilmek için acilen yeni bir teknik direktörle anlaşma yoluna gitmelidir. Zaman hızla geçiyor... Ortada net bir tablo var; oyunu analiz edemeyen ve hatalarında ısrar eden Sergen Yalçın ve ekibi, kulübe fayda sağlamıyor.

Bir teknik adam düşünün; Cerny, Jota gibi oyuncuları yetersiz görüp Cengiz'e ve El Bilal'e şans veriyor. Bir Beşiktaş efsanesi düşünün; Fenerbahçeli Cengiz'i kazanmak için çabalarken, Beşiktaşlı Rafa'yı kolayca gözden çıkarıyor. Sergen, milyonlarca Beşiktaşlı'nın gözünden düşmüştür. Maça gelecek olursak, ilk yarıda etkili görünüp sonra sönümlenen bir Beşiktaş vardı. Samsunspor ise genelde kontrataklarla oynamayı tercih etti. Taktik olarak bu yarıda pek yorum yapılacak bir şey yok.
Sergen, ilk yarıdaki bu görüntüden memnun kalmış olmalı ki iki gol yiyene kadar sahada hiçbir değişiklik yapmadı. Oyuna müdahale etmedi!
Samsunspor, zayıf bir takım değil. Holse, Mouandilmadji gibi kaliteli oyunculara sahip ve Emre Kılınç gibi potansiyeli yüksek bir kanat oyuncusu var. İkinci yarıda ev sahibi ekip çok daha etkiliydi. Önce Holse, ardından Coulibaly; benzer vuruşlarla topu ağlara gönderdi.
Oysa istatistiklere baktığımızda, ligin en isabetsiz şut atan iki takımından biri Samsunspor. Bu büyük bir çelişki! Sonuç olarak, Samsunspor galibiyeti hak etti. Eğer daha fazla cesaret gösterip saklanmasalardı, daha çok alkış alabilirlerdi. Örneğin, Yalçın Kayhan isimli oyuncuları, oyunu başlatmamak için sürekli faul yaptı... Bu durum oldukça komikti.
SİNAN VARDAR - SERGEN, SENDE JOTA DA MI YOKTU?
Beşiktaş, geçtiğimiz hafta Antalyaspor karşısında elde ettiği galibiyetin ardından Samsunspor deplasmanına çıktı. Samsunspor, Avrupa'da bu sezon başarılı sonuçlar aldı. Üç kulvarı aynı anda yürütmek zor; ligde yarıştılar ama Avrupa'da iyi işler çıkardılar. Türkiye Kupası'nda ise yollarına devam ediyorlar. Beşiktaş, dördüncü olursa Avrupa'ya gitmeyi garantileyecek, ama esas hedefin Türkiye Kupası olduğunu defalarca ifade ettim.
Bu nedenle, hafta içi oynanacak Alanyaspor maçı oldukça kritik. Şu ana kadar Beşiktaş, ideal kadrosuyla sahada. Ancak Jota, geçtiğimiz hafta gol atmışken, ilk 11'de yer almayı hak ediyordu. Beşiktaş, ilk yarıda topa sahip olsa da rakip ceza sahasında 13 kez topla buluştu fakat sadece bir isabetli şut çekebildi. Beşiktaş adına tatmin edici bir ilk yarı göremedim.
Samsunspor da benzer bir stratejiyle Beşiktaş'a topu bırakarak oynadı ama elde ettikleri topları etkili değerlendiremediler ve ilk yarı golsüz sona erdi. Bir futbolsever olarak bu yarıdan pek keyif almadım. Samsunspor, ikinci yarıya hızlı bir giriş yaptı. Bu sezon beğendiğim oyunculardan Carlo Holse, harika bir vuruşla gol attı; kalecinin yapabileceği bir şey yoktu. Samsunspor, bu golle 1-0 öne geçti. Tam bu golü yazarken Coulibaly, ilk golün birebir aynısını atarak takımını 2-0 öne geçirdi. Arka arkaya bu kadar benzer iki gol yememek gerekirdi.
Jota, geçen hafta takımın en iyisiydi. Oynadığı süre boyunca elinden gelenin en iyisini yaptı. Sergen Yalçın, seni severim ama bir teknik direktörün bu tür inatlaşmalara girmemesi gerekiyor; forma adaletini sağlaması şart. Ancak Sergen Yalçın bunu başaramadı. Gerçekten hayretler içindeyim. Kiralık, sezon sonu gidecek bir oyuncuya penaltı attırmak Sergen'e nasip oldu. Şimdi önümüzde kupa maçı var.
Yazımın başında da belirttiğim gibi, ilk hedefimiz kupa olmalı ama Beşiktaş'ın oynadığı futbol, kupa için umut vermiyor. Güzel bir bahar gününde, uğurlu gelen Turgut'un yerinde hayal kırıklığı yaratan bir maç izledim. Uzun zamandır bu kadar kötü, bu kadar aciz bir Beşiktaş görmemiştim. Emeği geçenlere yazıklar olsun.
Muhabir: Altay Coşkun


